<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Chat.Biz.Tr Chat Platformu</title>
	<atom:link href="http://www.chat.biz.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chat.biz.tr</link>
	<description>Chat.Biz.Tr Chat Platformu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Jan 2012 12:48:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Mitsubishi 300 bin aracı geri çağırıyor</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/mitsubishi-300-bin-araci-geri-cagiriyor.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/mitsubishi-300-bin-araci-geri-cagiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:48:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[OTOMOBİL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/mitsubishi-300-bin-araci-geri-cagiriyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Japon otomotiv devi Mitsubishi, yaklaşık 300 bin aracı geri çağırdı. Japonya Trafik Bakanlığı&#8217;na yapılan başvuruya g&#246;re, Temmuz 2001 ve Nisan 2006 tarihleri arasında &#252;retilmiş Mitsubishi&#8217;nin &#8216;Minicap&#8217; ve &#8216;Minicar&#8217; model 299 bin ara&#231; geri &#231;ağrılıyor. Mitsubishi, başvuruda gerek&#231;e olarak ara&#231;ların d&#246;nme eksenindeki delikten yağ sızıntısını g&#246;sterdi. Mitsubishi ilk olarak Aralık 2010&#8242;da 247 bin aracını geri &#231;ağırmıştı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Japon otomotiv devi Mitsubishi, yaklaşık 300 bin aracı geri çağırdı.<br />
<span id="more-738"></span></p>
<p>Japonya Trafik Bakanlığı&#8217;na yapılan başvuruya g&ouml;re, Temmuz 2001 ve Nisan 2006 tarihleri arasında &uuml;retilmiş Mitsubishi&#8217;nin &#8216;Minicap&#8217; ve &#8216;Minicar&#8217; model 299 bin ara&ccedil; geri &ccedil;ağrılıyor. Mitsubishi, başvuruda gerek&ccedil;e olarak ara&ccedil;ların d&ouml;nme eksenindeki delikten yağ sızıntısını g&ouml;sterdi.</p>
<p>Mitsubishi ilk olarak Aralık 2010&#8242;da 247 bin aracını geri &ccedil;ağırmıştı. İkinci kez y&uuml;ksek sayıda ara&ccedil; &ccedil;ağıran Mitsubishi, marka değerinin zedelenmesinden endişe ediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/mitsubishi-300-bin-araci-geri-cagiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otomobil satışlarında patlama yaşandı</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/otomobil-satislarinda-patlama-yasandi.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/otomobil-satislarinda-patlama-yasandi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:48:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[OTOMOBİL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/otomobil-satislarinda-patlama-yasandi.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye otomotiv pazarı, Avrupa liginde vites büyüttü&#8230; 2010&#8242;un ardından ge&#231;en yılı da rekor seviyede satışla kapatan sekt&#246;r&#252;n yıldızı, Avrupa&#8217;daki gerileme sayesinde iyice parladı. Avrupa otomobil pazarında satışlar gerilerken, T&#252;rkiye&#8217;de otomobil satışları 2010 yılına g&#246;re y&#252;zde 16,4 arttı. T&#252;rkiye, Avrupa&#8217;da otomobil satışlarında 6. sıraya y&#252;kseldi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye otomotiv pazarı, Avrupa liginde vites büyüttü&#8230;<br />
<span id="more-737"></span></p>
<p>2010&#8242;un ardından ge&ccedil;en yılı da rekor seviyede satışla kapatan sekt&ouml;r&uuml;n yıldızı, Avrupa&#8217;daki gerileme sayesinde iyice parladı.</p>
<p>Avrupa otomobil pazarında satışlar gerilerken, T&uuml;rkiye&#8217;de otomobil satışları 2010 yılına g&ouml;re y&uuml;zde 16,4 arttı.</p>
<p>T&uuml;rkiye, Avrupa&#8217;da otomobil satışlarında 6. sıraya y&uuml;kseldi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/otomobil-satislarinda-patlama-yasandi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LPG&#8217;den yüzde 30 tasarruf imkanı</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/lpgden-yuzde-30-tasarruf-imkani.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/lpgden-yuzde-30-tasarruf-imkani.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:48:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[OTOMOBİL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/lpgden-yuzde-30-tasarruf-imkani.html</guid>
		<description><![CDATA[KSÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mahit Güneş, LPG&#8217;li araçlarda yüzde 30 yakıt tasarrufu sağlayan elektronik kart geliştirdi. Kahramanmaraş S&#252;t&#231;&#252; İmam &#220;niversitesi (KS&#220;) M&#252;hendislik Mimarlık Fak&#252;ltesi Elektrik Elektronik M&#252;hendisliği B&#246;l&#252;m&#252; &#214;ğretim &#220;yesi Yrd. Do&#231;. Dr. Mahit G&#252;neş, LPG&#8217;li ara&#231;larda y&#252;zde 30 yakıt tasarrufu sağlayan, mikro işlemci &#246;zelliği bulunan elektronik kart geliştirdi. G&#252;neş, &#8221;Tasarruf sağlayıcı sistem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KSÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mahit Güneş, LPG&#8217;li araçlarda yüzde 30 yakıt tasarrufu sağlayan elektronik kart geliştirdi.<br />
<span id="more-736"></span></p>
<p>Kahramanmaraş S&uuml;t&ccedil;&uuml; İmam &Uuml;niversitesi (KS&Uuml;) M&uuml;hendislik Mimarlık Fak&uuml;ltesi Elektrik Elektronik M&uuml;hendisliği B&ouml;l&uuml;m&uuml; &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Yrd. Do&ccedil;. Dr. Mahit G&uuml;neş, LPG&#8217;li ara&ccedil;larda y&uuml;zde 30 yakıt tasarrufu sağlayan, mikro işlemci &ouml;zelliği bulunan elektronik kart geliştirdi.</p>
<p>G&uuml;neş, &#8221;Tasarruf sağlayıcı sistem bir karttan oluşuyor. Bunun mikro işlemci &ouml;zelliği bulunuyor. Ara&ccedil; kendi torkuyla giderken elektronik sistemi sens&ouml;re bakıyor. Devir, gaz ve debriyaj sens&ouml;r&uuml;n&uuml; algılıyor. Buna da kontroll&uuml; bir elektro mikro işlemci karar veriyor. Sistemde gaz valfini keserek kullanıcıya g&ouml;re tasarruf sağlıyor&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/lpgden-yuzde-30-tasarruf-imkani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Semra Özal&#8217;dan çarpıcı açıklamalar</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/semra-ozaldan-carpici-aciklamalar.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/semra-ozaldan-carpici-aciklamalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:48:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/semra-ozaldan-carpici-aciklamalar.html</guid>
		<description><![CDATA[8. Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal&#8217;ın eşi Semra Özal, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut &#214;zal&#8217;ın eşi Semra Hanım ile T&#252;rkiye bambaşka bir First Lady g&#246;rd&#252;. Hi&#231; kimse onun kadar konuşulmadı. Yine &#231;ok konuşulacak bir r&#246;portajla karşınızda.Yakınlaşmanız bir daktilo ile olmuş derler&#8230;Daktilo değil. O g&#252;nlerde elektrik konusunda istatistik tutan 2 kişiden biriydim. Cetvel makinelerde istatistik tutardık. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>8. Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal&#8217;ın eşi Semra Özal, çarpıcı açıklamalarda bulundu.<br />
<span id="more-735"></span></p>
<p><span id="contextual">Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut &Ouml;zal&#8217;ın eşi Semra Hanım ile T&uuml;rkiye bambaşka bir First Lady g&ouml;rd&uuml;. Hi&ccedil; kimse onun kadar konuşulmadı. Yine &ccedil;ok konuşulacak bir r&ouml;portajla karşınızda.<br /><strong><br />Yakınlaşmanız bir daktilo ile olmuş derler&#8230;</strong><br />Daktilo değil. O g&uuml;nlerde elektrik konusunda istatistik tutan 2 kişiden biriydim. Cetvel makinelerde istatistik tutardık. Turgut Bey Amerika&#8217;dan yeni gelmiş. Ben de işe yeni başlamışım. Yemekten d&ouml;n&uuml;yorum makine &ccedil;alışmıyor. &#8220;Ben bakayım&#8221; diye geliyor yanıma.</p>
<p><strong>Rahmetli mi bozarmış makineyi?</strong><br />Meğer şeridini alıyormuş i&ccedil;inden. Sonra el &ccedil;abukluğuyla takıveriyor. &#8220;Bak yaptım, hadi bana bir kakao ısmarlayacaksın&#8221; diyor sonra da.<br /><strong><br /></strong><strong>Evlenme teklifi de ilgin&ccedil; olmuş</strong><br />İşyerinden bir arkadaşın d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; vardı. Orada dansa kaldırıp evlenme teklif etti.</p>
<p><strong>Hemen cevap verdiniz mi?</strong><br />Hi&ccedil;bir şey s&ouml;ylemedim, &ccedil;&uuml;nk&uuml; heyecanını yatıştırmak i&ccedil;in olsa gerek, o gece alkoll&uuml;yd&uuml;. &#8220;S&uuml;k&ucirc;t ikrardan gelir. Ben bu susuşu evet kabul ediyorum&#8221; dedi. Sabah saat sekizde daireye geldim. Herkesi toplamış, muz lik&ouml;r&uuml; eşliğinde &ccedil;ikolata yiyorlar. Nişanımızı a&ccedil;ıklamış, kutluyorlar. Daha anamın, babamın haberi yok.</p>
<p><strong>&Ccedil;ok kıskan&ccedil;tı rahmetli</strong></p>
<p>M&uuml;thiş anılarınız var</p>
<p>Mesela her sene Monako&#8217;da Prens Albert, Grace Kelly onuruna, d&uuml;nyada &ouml;nemli işler yapmış insanlar i&ccedil;in bir balo verirdi. Beni de UNİCEF madalyamdan dolayı şeref misafiri olarak davet ettiler. Marmaris&#8217;teyiz o sırada, bronz rengi olmuşum. Muazzam bir hazırlık.</p>
<p><strong>Tek başınıza mı gittiniz?</strong><br />Ertesi sabah Monako&#8217;ya u&ccedil;acağım. Rahmetli birka&ccedil; g&uuml;n &ouml;nceden başladı &#8220;Kendimi iyi hissetmiyorum&#8221; diye. Bir yere gideceğim zaman hep &ouml;yle yapardı. Son g&uuml;n baktım, &#8220;Ben &ccedil;ok fenayım&#8221; diyor. &Ouml;nce aldırış etmedim. Ama &ouml;ğleden sonra kalıp gibi yatıyor. Doktoru Cengiz Aslan&#8217;ı &ccedil;ağırdım, yalnız kalmasın diye.</p>
<p><strong>Siz de sabaha yolcusunuz.</strong><br />G&uuml;ya. Bizimki diyor ki &#8220;Ben &ouml;l&uuml;yorum, d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde beni g&ouml;remeyeceksin.&#8221; Cengiz&#8217;e dedim ki &#8220;Git bak şuna, bu gidişle o beni g&ouml;mecek.&#8221; Baktı, &#8220;Kalp atışları &ccedil;ok y&uuml;ksek, iyi g&ouml;rm&uuml;yorum durumunu&#8221; demez mi? ABD&#8217;deki doktoru DeBakey &#8220;&Ccedil;abuk getirin&#8221; demiş.</p>
<p><strong>Yattı sizin seyahat</strong><br />Ertesi sabah Amerika&#8217;ya u&ccedil;acağız. Moralim bozuk tabii. O kadar hazırlanmışım. Bir ara mayomu giydim, &#8220;Bir denize gireyim, belki soğuk su iyi gelir&#8221; dedim. Baktım mayosunu giymiş geliyor. &#8220;Nasıl kalktın&#8221; diye sordum, &#8220;Gitmeyeceksin diye iyileştim&#8221; dedi. &Ccedil;ok kıskan&ccedil;tı rahmetli.</p>
<p><strong>&Ccedil;ok g&uuml;zel şiir yazardı</strong></p>
<p>Bir şiir okuyacağım. Hatırlayabilecek misiniz? &Ccedil;al ki sazın inlesin / Kubbede kalsın sesin / Şu g&ouml;&ccedil;ecek faniler / Bir g&uuml;n seni s&ouml;ylesin.</p>
<p>Nereden buldun? B&ouml;yle bana yazdığı bir şiir daha var, besteletmek istiyorum.<br /><strong><br />Tekrar evlenmeyi d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n&uuml;z m&uuml;?</strong></p>
<p>Asla! Aklımdan bile ge&ccedil;irmedim. Ge&ccedil;irmem de. İşte nik&acirc;hım. (Parmağındakı iki alyansı g&ouml;steriyor. Biri Turgut Bey&#8217;in diğeri kendisinin.)</p>
<p><strong>Erdoğan&#8217;ın hizmetlerini beğeniyor musunuz?</strong></p>
<p>Beğeniyorum, ama asıl vatandaş beğeniyor. &#8220;Ben cari a&ccedil;ık mari a&ccedil;ık filan anlamam&#8221; diyor sokaktaki adam. &Ouml;nce sağlık. &Ccedil;&ouml;zm&uuml;ş bu sorunu. Sonra ulaşım, metro, raylı sistem. Domatesin fiyatı hi&ccedil; değişmiyor.</p>
<p><strong>Dış politika&#8230;</strong><br />Tam zamanında, &ccedil;ok &ouml;nemli adımlar atıyor.</p>
<p><strong>Erdoğan Turgut&#8217;un yapamadıklarını yapıyor</strong></p>
<p>Ya Erdoğan ile Turgut Bey&#8217;i kıyaslarsanız?<br />Tayyip Bey, Turgut&#8217;un isteyip de yapamadığı işlere devam ediyor. &Ccedil;ok hoşuma gidiyor. İstanbul i&ccedil;in projesi, İzmit&#8217;teki k&ouml;pr&uuml;&#8230;</p>
<p><strong>Tayyip Bey ile g&ouml;r&uuml;ş&uuml;yor musunuz?</strong><br />Tabii, &ccedil;ok vefalıdır. Emine Hanım da &ouml;yle. Telefonlaşırız, arada bir kahve i&ccedil;meye uğrarlar.</p>
<p><strong>Maddi durumunuz iyi mi?</strong><br />Rahmetliden kalan g&uuml;zel bir emekli maaşım var. Bana yetiyor. Evim barkım da var &ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r.</p>
<p><strong>Turgut Bey&#8217;den sonra yalnız bir kadın mısınız?</strong><br />Hem de nasıl!<br /></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/semra-ozaldan-carpici-aciklamalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emine Ün çok özel açıklamalar yaptı</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/emine-un-cok-ozel-aciklamalar-yapti.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/emine-un-cok-ozel-aciklamalar-yapti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:48:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/emine-un-cok-ozel-aciklamalar-yapti.html</guid>
		<description><![CDATA[Felç geçirdikten sonra tedavi gören ve eski sağlığına kavuşan Emine Ün, çok özel açıklamalar yaptı. İlk zamanlarda yataktan kalkamayacak halde olan &#220;n, şimdi dimdik ayakta ve sunduğu programda sağlık hakkında bilgiler veriyor. &#220;nl&#252; sunucu, yaşadıklarını ve o zor g&#252;nlerden sonra hayatında nelerin değiştiğini Formsante&#8217;ye anlattı. &#214;nemli bir rahatsızlık ge&#231;irdiniz. Hastalığın ilk belirtileri nelerdi? - Rahatsızlığım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Felç geçirdikten sonra tedavi gören ve eski sağlığına kavuşan Emine Ün, çok özel açıklamalar yaptı.<br />
<span id="more-734"></span></p>
<p>İlk zamanlarda yataktan kalkamayacak halde olan &Uuml;n, şimdi dimdik ayakta ve sunduğu programda sağlık hakkında bilgiler veriyor. &Uuml;nl&uuml; sunucu, yaşadıklarını ve o zor g&uuml;nlerden sonra hayatında nelerin değiştiğini Formsante&#8217;ye anlattı.</p>
<p>&Ouml;nemli bir rahatsızlık ge&ccedil;irdiniz. Hastalığın ilk belirtileri nelerdi?</p>
<p>- Rahatsızlığım beyinde toplardamar tıkanıklığıydı. Ciddi bir başağrısı ile kendini g&ouml;sterdi. Bir iki g&uuml;n boyunca başım &ccedil;ok ağrıdı, dayanamayıp hastaneye vardığımda sağ tarafım tamamen fel&ccedil; olmuştu.</p>
<p>Hastanede ne kadar s&uuml;re kaldınız?</p>
<p>- Hastanede 10 g&uuml;ne yakın kaldım. ıyileşme s&uuml;reci ise bir ay s&uuml;rd&uuml;. Yoğun bir tedaviydi fakat v&uuml;cut &ccedil;ok &ccedil;abuk cevap verdi. Tedavim h&acirc;l&acirc; devam ediyor.</p>
<p>Fel&ccedil; ne kadar s&uuml;rd&uuml;?</p>
<p>- Fel&ccedil; durumu bir hafta 10 g&uuml;n kadar s&uuml;rd&uuml;. Kan sulandırıcılar &ccedil;ok etkili oldu. Fizik tedavi de aldım ve bu sayede &ccedil;abuk iyileştim.</p>
<p>Toplardamar tıkanıklığı neden oluyor?</p>
<p>- Toplardamar tıkanıklığı genetik de olabiliyor, b&uuml;nye de yapabiliyor. Az su i&ccedil;mek, stresli ortamlar, genetik yapı bu hastalığı tetikliyor. Ben de g&ouml;r&uuml;lmesinin nedeni ise pıhtılaşma bozukluğu.</p>
<p>İNSAN FELCİ KENDİNE Hİ&Ccedil; KONDURAMIYOR</p>
<p>Fel&ccedil; olduğunuzu hissettiğinizde aklınızdan neler ge&ccedil;ti?</p>
<p>- Bu kolay bir şey değil. O an &ccedil;ok başka duygular yaşayabiliyorsunuz. ılk g&uuml;n hayati tehlikem olduğu s&ouml;ylenmişti. Hayati tehlikeyi atlattıktan sonra ise felcimin kalıcı olup olmadığı ya da ne kadar s&uuml;rede ge&ccedil;eceği belirsizdi. Sonu&ccedil;ta bunları biliyor olmak, psikolojik olarak insanı &ccedil;ok etkiliyor. Bir de insan fel&ccedil; ge&ccedil;ireceğini hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yor. Mesela ben bacağımda g&uuml;&ccedil;s&uuml;zl&uuml;k hissettiğimde, elimi, kolumu, sağ bacağımı kontrol edemediğimde aklıma fel&ccedil; gelmedi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; insan kendine konduramıyor; kolunuzun tutmadığını g&ouml;r&uuml;yorsunuz, bir şey olduğunu da biliyorsunuz fakat fel&ccedil; aklınıza gelmiyor. Doktordan duyduktan sonra &#8220;fel&ccedil; mi oldum?&#8217; diyorsunuz. Enteresan bir şey.</p>
<p>Sonrasında program sırasında rahatsızlandınız..</p>
<p>.- Yayında rahatsızlanmamın sebebi hastalığımın tekrarlaması değildi. Normalde tansiyonum d&uuml;ş&uuml;kt&uuml;r. O g&uuml;n de yorgunluk, uykusuzluk, yayına yetişme telaşı nedeniyle tansiyonum iyice d&uuml;şm&uuml;ş, bu y&uuml;zden v&uuml;cudumda titreme başladı. Titremeler başladığında hastalığım sırasında g&ouml;r&uuml;len ataklardan geldi sandım, değilmiş.</p>
<p>HASTALIĞIMDA AZ SU İ&Ccedil;MEMİN ETKİSİ VAR</p>
<p>Beslenme d&uuml;zeniniz nasıl?</p>
<p>- Programım olduğu g&uuml;nler &ccedil;ok erken kalktığım i&ccedil;in sa&ccedil; ve makyajım yapılırken kahvaltı ediyorum. Domates, peynir, zeytin ve bir dilim ekmek yiyorum. Meyve suyu i&ccedil;iyorum. Yayından sonra &ouml;ğle yemeğinde sebze yemeği t&uuml;ketiyorum. Akşamları ise et, tavuk ya da balık t&uuml;ketmeyi tercih ediyorum. Su i&ccedil;meye &ccedil;ok dikkat ediyorum. Eskiden &ccedil;ok su i&ccedil;miyordum ve hastalığımda bunun da etkisi olduğunu &ouml;ğrendim. O y&uuml;zden bol su i&ccedil;meye gayret ediyorum.</p>
<p>Uyku d&uuml;zeniniz nasıl?</p>
<p>- Uyku d&uuml;zenim program &ouml;ncesi ve program sonrası diye ayrılıyor. Uykuyu &ccedil;ok seven biriyim. Benim 10 saat uyumam gerekiyor. 10 saatten az uyuduğumda b&uuml;t&uuml;n dengem şaşıyor. şimdi program olduğu i&ccedil;in saat 06.00&#8242;da kalkıyorum, program bittikten sonra saat 10.30&#8242;da evde oluyorum. Sonra mutlaka yatıyorum. En az iki saat uyuyorum. Aksi takdirde ertesi g&uuml;n &ccedil;ok bitkin oluyorum.</p>
<p>BENCE AŞK MUTLU ANLARI PAYLAŞMAKTIR</p>
<p>Aşk denilince aklınıza ne geliyor?</p>
<p>- Aşk, mutluluk demek. Paylaşım demek&#8230; Aşk; mutlu anları paylaşmaktır. Tutku, bağlılıktır ama bağımlılık değildir. Aşk, d&uuml;zendir.</p>
<p>Nasıl bir erkeğe aşık olursunuz?</p>
<p>- Benim karşımdaki kişinin bana duyduğu aşkı hissettirmesi &ouml;nemli. Bana olan t&uuml;m duygularını dile getirmeli. Duygularımı g&ouml;stermeyi seviyorum ve karşımdakinin de &ouml;yle olmasını isterim. Asla i&ccedil;imde yaşamam, taktiklerim yoktur. S&uuml;prizlerden ve s&uuml;priz yapmaktan &ccedil;ok hoşlanıyorum. Aşktan, duygulardan konuşmayı da seviyorum. Benim i&ccedil;in sadece &ouml;zel g&uuml;nlerde bunları dile getirmemek gerekiyor, sıradan bir g&uuml;nde &#8220;seni seviyorum, seni d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum&#8221; demek benim i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli.</p>
<p>Evliliği tekrar d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor musunuz?</p>
<p>- Evet, kesinlikle d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p>
<p>ARTIK HER ŞEYE &Uuml;Z&Uuml;LMEYECEĞİM</p>
<p>Hastalıktan sonra hayatınızda neler değişti?</p>
<p>- Eskiden her şeyi &ccedil;ok kafama takardım. Artık her şeye &uuml;z&uuml;lmemeye karar verdim. Sinirlenmemek, &ouml;fkelenmemek elimizde değil fakat bunları en aza indirmeye &ccedil;alışıyorum. Elde mi bu? Değil, ama m&uuml;mk&uuml;n olduğunca daha az &uuml;z&uuml;leceğim. Sonu&ccedil;ta insan yaşadıklarından ders alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/emine-un-cok-ozel-aciklamalar-yapti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mustafa Sandal&#8217;dan çok özel açıklama</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/mustafa-sandaldan-cok-ozel-aciklama.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/mustafa-sandaldan-cok-ozel-aciklama.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:48:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/mustafa-sandaldan-cok-ozel-aciklama.html</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;O Ses Türkiye’nin jürisinde yer alacak olan Mustafa Sandal, çok özel açıklamalarda bulundu. M&#214;: O Ses T&#252;rkiye dedik Acun Ilıcalı bir gece aradı seni o s&#252;reci anlatabilir misin bize? MS: Acun&#8217;la bu konuda ilk konuşmamız &#252;&#231; sene &#246;nce oldu. Nasıl oldu? Ben televizyon i&#231;in g&#252;zel bir şeyler yapma niyetindeyken Acun ile buluştuk konuştuk. Ben Acun&#8217;a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;O Ses Türkiye’nin jürisinde yer alacak olan Mustafa Sandal, çok özel açıklamalarda bulundu.<br />
<span id="more-733"></span></p>
<p>M&Ouml;: O Ses T&uuml;rkiye dedik Acun Ilıcalı bir gece aradı seni o s&uuml;reci anlatabilir misin bize?</p>
<p>MS: Acun&#8217;la bu konuda ilk konuşmamız &uuml;&ccedil; sene &ouml;nce oldu. Nasıl oldu? Ben televizyon i&ccedil;in g&uuml;zel bir şeyler yapma niyetindeyken Acun ile buluştuk konuştuk. Ben Acun&#8217;a sadece şunu dedim; &#8216;Acun mutlaka ve mutlaka sen bunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n fakat senin i&ccedil;in vakti ve zamanı geldiğinde benim i&ccedil;in uygun olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n bir proje karşına &ccedil;ıkarsa ben yanındayım buradayım bunu aklının bir yerine not et.&#8217; O zamandan sonra ise Acun ile iki, &uuml;&ccedil; kere daha yan yana geldik.</p>
<p>Proje oldu benim i&ccedil;ime sinmedi &#8216;Yok dedim, Acun bu bana g&ouml;re değil.&#8217; Proje oldu zamanlama olarak olamadı falan sonra ge&ccedil;tiğimiz yaz beni aradı o ara g&uuml;neyde tatildeydim. &#8216;D&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde yanıma gelir misin?&#8217; dedi. Gittim, ofisinde buluştuk. Acun&#8217;un ofis meğerse bizim show d&uuml;nyasının merkeziymiş, hani g&uuml;neş sisteminin merkezi gibi y&ouml;r&uuml;ngede d&ouml;nen minimum gezegenler varya aynı onun gibi. Neyse gittik ve &ccedil;ok şen şakrak bir ortam vardı.</p>
<p>Bana The Voice&#8217;un yani T&uuml;rkiye&#8217;deki adım ile O Ses T&uuml;rkiye&#8217;nin yurtdışında ki Hollanda versiyonunu seyrettirdi. &#8216;Ben &ccedil;ok beğendim&#8217; dedi. &#8216;Adamlar başkasına vereceklerdi bu formatı u&ccedil;ağa atladım gittim masa başında adamları ikna ettim ve ben aldım bu formatı.&#8217; dedi. Benimde seyretmemi istedi ve izlemeye başlayalı bir bu&ccedil;uk dakika olmuştu ki &#8216;Ben varım bu projede&#8217; dedim, el sıkıştık. Bu olay temmuz ayında oldu. Ağustos, eyl&uuml;l hatta temmuz ayıda dahil &uuml;&ccedil; ay s&uuml;rekli j&uuml;ri olayını konuştuk. Acun&#8217;un ilk j&uuml;ri olarak el sıkıştığı bendim dolayısıyla başından beri dahil olduğum i&ccedil;in j&uuml;ri kurgusunu o kafasında d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken ara ara şu olsa ne dersin bu olsa ne dersin tarzında kendi aramızda konuştuk. Acun&#8217;un en b&uuml;y&uuml;k &ouml;zelliklerinden biri doğru insanları ve kimyası birbirini tutabilecek insanları yan yana getirebilmesi. İnce eleyip sık dokuyor zihninin i&ccedil;inde bence şu d&ouml;rtl&uuml;ye bakıyorsun şu d&ouml;rtl&uuml;n&uuml;n i&ccedil;inden birini &ccedil;ıkarıp başkasını koyayım dediğinde &ccedil;ıkarıp başkasını koyamıyorsun yerine bence muhteşem bir d&ouml;rtl&uuml; oldu &ccedil;ok keyifli bir d&ouml;rtl&uuml; .</p>
<p>M&Ouml;: Acun Ilıcalı&#8217;nın yanında projeye katılmanda H&uuml;lya Avşar etkili oldu mu?</p>
<p>MS: H&uuml;lya Avşar akla gelen ilk isimlerden biriydi sonra H&uuml;lya, Yetenek Sizsiniz&#8217;de j&uuml;ri olduğu i&ccedil;in sanırım ben olmayayım olmasam mı acaba diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Acun&#8217;a sordum &#8216;Ne oldu H&uuml;lya&#8217; dedim. &#8216;Tamam mı?&#8217; dedim. Ya H&uuml;lya galiba&#8230;</p>
<p>&#8216;Yapma g&ouml;z&uuml;n&uuml; seveyim ne olur ne yap yap ikna et H&uuml;lya&#8217;yı&#8217; dedim. H&uuml;lya ile ge&ccedil;en g&uuml;n yan yana otururken siz bir b&uuml;t&uuml;n olmuşsunuz j&uuml;ri koltuğuyla dedim. Ben, Hadise ve Murat ilk defa j&uuml;ri &uuml;yeliği yapıyoruz ve bu takımda H&uuml;lya&#8217;nın olması bence &ccedil;ok kıymetli. Bu kadar kısa s&uuml;rede j&uuml;ri yan yana gelebilir ama enerjisi tutmayabilir, ekrana ge&ccedil;meyebilir. Bu d&ouml;rtl&uuml;y&uuml; bu kadar kısa s&uuml;rede bir b&uuml;t&uuml;n olarak yansımasının &ccedil;ok &ouml;nemli fakt&ouml;r&uuml; H&uuml;lya Avşar. Hepimizi rahatlattı hepimize y&uuml;r&uuml;yebileceğimiz koridorun genişliğini g&ouml;sterdi. İyi ki kabul etti iyi ki H&uuml;lya Avşar var bu j&uuml;ride. Tartışılmaz boyutlarda T&uuml;rkiye&#8217;nin j&uuml;ri koltuğuna en yakışan isimlerinden biri.</p>
<p>M&Ouml; Bir&ccedil;ok insan senin m&uuml;ziklerinle b&uuml;y&uuml;d&uuml; senin m&uuml;ziklerinle hala keyif alıyorlar, dinliyorlar.</p>
<p>MS Bu d&ouml;rtl&uuml; arasında ş&ouml;yle bir durum var.Yorumcu olarak bu j&uuml;ride bir tane prod&uuml;kt&ouml;r var o da benim. Yani Prod&uuml;kt&ouml;rl&uuml;k derken kendi alb&uuml;m&uuml; i&ccedil;in değil bir başkasının alb&uuml;m&uuml; adına bir olayı sıfır noktasından en zirveye taşıma yolculuğunu yaşamış bir tane j&uuml;ri &uuml;yesi var o da Mustafa Sandal. O y&uuml;zden ben koltukta otururken prod&uuml;kt&ouml;rl&uuml;k ge&ccedil;mişimin &ccedil;ok avantajı olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Defalarca yapmışım bildiğim bir s&uuml;re&ccedil; bir şarkıyı başka biri adına o kıyafeti dikmişim. Sıfırdan o kıyafeti dikip giydirip o sanat&ccedil;ının ondan sonra podyumda en g&uuml;zel taşıması i&ccedil;in &ccedil;alışmalar yapmışım defalarca. Bug&uuml;ne kadar ka&ccedil; tane hit ka&ccedil; tane şarkı ka&ccedil; jenerasyon ka&ccedil; kişi Mustafa sandal şarkılarıyla bir şeyler yaşamış, iz kalmış bunların hepsinin &ccedil;ok &ouml;nemi var ama bu demek değildir ki bu yarışmada b&uuml;t&uuml;n bunların hepsi avantaj ve ben j&uuml;ri olarak veya benim yarışmacım yarışmada birinci &ccedil;ıkacak demek değil. Bu sadece yarışmacı hangi j&uuml;rinin takımında olması i&ccedil;in karar verirken kafasında bulundurması veya d&uuml;ş&uuml;nmesi gereken &ouml;nemli bir fakt&ouml;r ama yarışmacılar zaten j&uuml;riler a&ccedil;ıklandığında kafasında direk koymuş ben şunun ekibinde olmak istiyorum diye ona yapacak bir şey yok. Zaten burada işin keyfi d&ouml;rd&uuml;m&uuml;zde takımlarımızı yaptığımızda o takımların i&ccedil;imize sinmesi ve evet benim takımım budur benim takımımda 16 ses var ben istediğim takımı yaptım diyebilmeliyim.</p>
<p>MUSTAFA SANDAL &#8220;BİR KİŞİDE AKLIM KALDI, ONU DA HADİSE KAPTI&#8221;</p>
<p>M&Ouml;: Bu yarışmadan &ccedil;ıkan yarışmacı ciddi ciddi isim olacak H&uuml;lya hanımda bunu s&ouml;yl&uuml;yor mesleki kariyeri olacak diyor sen ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsun?</p>
<p>MS: İnşallah. Burada niyet &ccedil;alışma bir şeyi &ccedil;ok istiyorsan &ccedil;alışacaksın. &Ccedil;ok istiyorum peki ne yapıyorsun bunun i&ccedil;in işte &ccedil;ok istiyorum bir şeyi &ccedil;ok istiyorum demek yetmiyor. Yarışmada birinci olarak &ccedil;ıkmak belki ilk beşin veya &uuml;&ccedil;&uuml;n arasından &ccedil;ıkmak tabi ki &ouml;nemli bir şey ama yolun başı bile değil neredeyse. Bu yarışmadan &ccedil;ıktıktan sonra niyet ve o niyeti istikrarla inatla takip etmek &ccedil;ok &ouml;nemli. Bu yarışmadan &ccedil;ıktıktan sonra seni daha &ccedil;ok insan tanır daha &ccedil;ok insanda merak uyandırırsın. Ben bu işe ilk başladığımda hep niyetimde uzun soluklu olmak vardı. B&uuml;t&uuml;n &ccedil;alışmalarımı b&uuml;t&uuml;n hedeflerimi hep buna g&ouml;re yapıyordum. İlk alb&uuml;m&uuml; yaptım bitti ilk alb&uuml;m&uuml;n piyasaya &ccedil;ıktığı g&uuml;n&uuml;n akşamı ben bir bu&ccedil;uk iki sene sonra &ccedil;ıkacak alb&uuml;m&uuml;n şarkısını yazıyordum evde. Tamamen niyetle alakalı o senin ne kadar istediğin inancını başkalarına ge&ccedil;irebilmenle alakalı bu yarışmada birinci oldum &ccedil;ıktım evet hadi T&uuml;rkiye b&ouml;yle bir şey yok. İnsanlara bu işi ne kadar ciddi aldığını ve bu işte ne kadar istikrarlı olmak istediğini ne kadar g&ouml;sterdin veya bunun i&ccedil;in neler yaptın. Bu yarışmadan birinci &ccedil;ıkabilirsin &ccedil;ok uzun soluklu bir star da olabilirsin. Ama bu insanın neyi nasıl yaptığıyla alakalı bir şey.</p>
<p>M&Ouml;: Peki şu ana kadar izlediklerinin arasında ışık g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n var mı?</p>
<p>MS: Işık g&ouml;rebileceğimi hissettiklerim var daha hen&uuml;z ışık g&ouml;rm&uuml;şl&uuml;ğ&uuml;m yok. &Uuml;zerinde biraz &ccedil;alışıldığında parlayabilecek, parlayabileceğini tahmin ettiğim iyi tahminde bulunduğum kişiler var. Bir tanesi var ki onu da hadise kaptı.</p>
<p>M&Ouml;: Biraz aklın kalmış</p>
<p>MS: Bir kişide aklım kaldı ve biliyorum ki onun ilk tercihi bendim j&uuml;ri olarak. &Uuml;&ccedil; kişi d&ouml;nd&uuml; bir tek ben d&ouml;nmedim. Neden d&ouml;nmedim niyetliydim basmaya &uuml;&ccedil; kişi d&ouml;nd&uuml; ya bir soluk alayım dedim &uuml;&ccedil;&uuml; bir kapışsın dedim. Sonradan &ouml;ğrendim ki onun ilk tercihi benmişim kısmet. Hadiseye d&ouml;nd&uuml;m dedim ki: şu ana kadar bu yarışmada ki en &ouml;nemli &ccedil;ıkan bence bir numara olabilecek ciddi birinciyi oynayacak kişiyi kaptın onun farkında ol dedim.</p>
<p>M&Ouml;: Senin i&ccedil;in m&uuml;zikal kariyerin i&ccedil;in s&ouml;ylenecek pek fazla bir şey yok, başarılısın. Peki oyunculuk konusundaki kariyer planlaman ne durumda?</p>
<p>MS: Reklam filmlerindeki performanstan sonra &ccedil;ok teklif aldım sinema teklifi, dizi teklifi &ccedil;ok teklif aldım bu tekliflere de hemen atlamadım. Bir şeyi iyi beceriyor olmak hemen o konuyla ilgili ahkam keseceğin anlamına gelmemelidir. Bir kere onu sindirelim, onun &uuml;zerine biraz &ccedil;alışmalar yapalım, biraz palazlanalım &ccedil;&uuml;nk&uuml; b&uuml;t&uuml;n g&uuml;n reklam &ccedil;ekiyoruz ve 40 saniyelik ya da bir dakikalık bir film oluyor ama bir film i&ccedil;inde durmadan bir performans sergilemek ya da diğer başka oyuncularla paslaşarak bir performans sergilemek ise başka şeylerdir. Mesela New York&#8217;ta Beş Minare benim i&ccedil;in bir &uuml;niversite gibiydi bir okul gibiydi ve bu herkese nasip olmaz b&ouml;yle bir okul. Yani &ccedil;ıktım bir anda Danny Glover duruyor ve karşı karşıya oynayacağız. Ara ara Allah&#8217;ım r&uuml;ya mı g&ouml;r&uuml;yorum, az sonra beni biri uyandıracak. Bunları dediğim anlar olmadı değil. Soluma d&ouml;n&uuml;yorum Robert Patrick &ccedil;ocukluğumuzun Terminat&ouml;r&#8217;&uuml;. Diğer taraftan Gina Gershon. Ayrıca Hollywood sistemi ve o sistem i&ccedil;inde &ccedil;alışmak. &#8216;Acaba bunlar kamera şakası mı?&#8217; Mesela şimdi bu başrolde aşk yani i&ccedil;inde bulunduğum sit-kom benim i&ccedil;in o kadar kıymetli bir okul ki. Bir kere oyunculuktaki en zor mertebelerden biri, tiyatro sahnesi hari&ccedil; sit-komdur. Sit-kom affetmiyor yani sinema sahnesinde bile durup sahneyi tekrar ve tekrar &ccedil;ekiyorsun. Karşımda tiyatro oyuncuları ve sağlam oyuncular var. Bir ezber provası bir hareket provası yapıyorlar ve &#8216;kayıt&#8217;. Herkes tiyatro sahnesi gibi akıyor. Dersini &ccedil;ok iyi &ccedil;alışman lazım onların arasında o topa girmek i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hata affetmiyor ve iki &uuml;&ccedil; b&ouml;l&uuml;m biraz ambale oldum Allah&#8217;ım neredeyim diye. Bir de New York&#8217;ta Beş Minareden &ccedil;ıkıp ona girmişim &ccedil;&uuml;nk&uuml; ikisi bambaşka seviyeler. Anladım ki sit-kom başka bir kulvar. Bir oyuncu sit-komda oynayabiliyorsa bunu bir şekilde kıvırabiliyorsa b&uuml;y&uuml;k konuşmak gibi olmasın ama her yerde oynayabilir ve bir&ccedil;ok rol&uuml;n altından da kalkabilir.</p>
<p>&#8220;YARIŞMA S&Uuml;RESİNCE HEP BEYAZ TŞ&Ouml;RT GİYİCEM, NEDEN Mİ?&#8230;&#8221;</p>
<p>M&Ouml;: Sizin O Ses T&uuml;rkiye ile alakalı bir mesajın var mı j&uuml;ri &uuml;yelerine?</p>
<p>MS: &Ccedil;ok birbirimize sataşmıyoruz tabi ki bir rekabet s&ouml;z konusu. Ben bu j&uuml;ride tabi ki yarışmacımın birinci olmasını isterim. Onun i&ccedil;in buradayım zaten. Bunun haricinde de benim i&ccedil;in &ccedil;ok eğlenceli, &ccedil;ok keyifli bir tecr&uuml;be oluyor. Koltuğu da kolay kolay bırakmaya niyetim yok. O koltukta iyi hissediyorum yani kendimi. Bakalım ne olacak? Yarışmacıları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum aslında şimdi. Beyaz tiş&ouml;rt giymemin bile bir anlamı var benim i&ccedil;in. B&uuml;t&uuml;n b&ouml;l&uuml;mlerde beni beyaz tiş&ouml;rtle g&ouml;receksiniz. Acun&#8217;a teşekk&uuml;rler bu kadar keyifli bir formatı T&uuml;rk seyircisine buluşturduğu i&ccedil;in. Ayrıca ekibine. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; muhteşem bir ekip ve burada ne kadar emek vererek ve ne kadar detayların &uuml;zerine yoğunlaştıklarını da g&ouml;r&uuml;yorum. Hakikaten hepsinin ellerine sağlık. Yarışmacı arkadaşlara şunu s&ouml;ylemek istiyorum. Zaten bir niyetle burada bu sahnede olmak, bizlerin karşısında ve bizlerle birlikte bu anı paylaşıyor olmak bile başlı başına bir keyifli bir tecr&uuml;be. Belki istedikleri sonucu almasalar bile bu tecr&uuml;beyi yaşamış olmaktan &ouml;t&uuml;r&uuml; bence keyifli olsunlar ve bunun keyfini &ccedil;ıkarsınlar.</p>
<p>M&Ouml;: Neden?</p>
<p>MS: Bu Kız Beni G&ouml;rmeli dediğim g&uuml;nlerde beyaz tiş&ouml;rt&uuml;yle biliniyordu Musti. Yola &ccedil;ıkarken b&ouml;yle &ccedil;ıktım ben. Bu y&uuml;zden o koltuğa hep beyaz tiş&ouml;rtle oturacağım. Musti beyaz tiş&ouml;rtl&uuml; Musti sloganı vardı ve onları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum ben. Yarışmacılar belki 20 g&uuml;nd&uuml;r doğru d&uuml;zg&uuml;n uyuyamıyorlar. Tam &ccedil;ıkmadan &ouml;nce merdivenlerde sıra onlara geliyor artık ve dizlerindeki hissi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Şarkıyı s&ouml;ylerken o koltuk d&ouml;necek mi d&ouml;nmeyecek mi? Bunun onlardaki etkisini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Ben aslında j&uuml;ri olarak o koltukta oturuyorum ama her &ccedil;ıkan yarışmacıyla yarışmacıyım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/mustafa-sandaldan-cok-ozel-aciklama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altaylı&#8217;ya “kör göze parmak” yorumu</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/altayliya-kor-goze-parmak-yorumu.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/altayliya-kor-goze-parmak-yorumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:48:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/altayliya-kor-goze-parmak-yorumu.html</guid>
		<description><![CDATA[Görsel ve yazılı medya sektöründeki kadınları biraraya toplayan kadinmedya.com Genel Yayın Yönetmeni ve ATV Avrupa Ana Haber Spikeri Kübra Doğru ile kadın haklarını ve medyada kadınlar kavramı üzerine konuştuk. G&#246;rsel ve yazılı&#160; medya sekt&#246;r&#252;ndeki kadınları&#160;biraraya toplayan kadinmedya.com Genel Yayın Y&#246;netmeni ve ATV Avrupa Ana Haber Spikeri K&#252;bra Doğru ile kadın haklarını ve medyada kadınlar kavramı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Görsel ve yazılı  medya sektöründeki kadınları biraraya toplayan kadinmedya.com Genel Yayın Yönetmeni ve ATV Avrupa Ana Haber Spikeri Kübra Doğru ile kadın haklarını ve medyada kadınlar kavramı üzerine konuştuk.<br />
<span id="more-732"></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">G&ouml;rsel ve yazılı&nbsp; medya sekt&ouml;r&uuml;ndeki  kadınları&nbsp;biraraya toplayan </span><span style="font-family: Cambria; color: #0000ff; font-size: medium;"><span style="text-decoration: underline;">kadinmedya.com</span></span><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"> Genel  Yayın Y&ouml;netmeni ve ATV Avrupa Ana Haber Spikeri K&uuml;bra Doğru ile kadın haklarını  ve medyada kadınlar kavramı &uuml;zerine konuştuk.&nbsp; Kadinmedya.com, g&ouml;rsel ve yazılı  medyadan ve ayrıca edebiyat d&uuml;nyasından kadın medya mensuplarının bir araya  gelerek hayata ge&ccedil;irdikleri bir proje. </span></p>
<p><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>&Ouml;mer ADIYAMAN-Sonsayfa</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>&nbsp;</strong></span><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">Doğru ile </span><span style="font-family: Cambria; color: #0000ff; font-size: medium;"><span style="text-decoration: underline;">kadinmedya.com</span></span><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"> projesini ve proje &uuml;zerinden kadınların muhtelif sorunları ve medya sekt&ouml;r&uuml;nde  &ccedil;alışan kadınların sorunlarını konuştuk. Doğru, Fatih Altaylı&#8217;nın Gazete  Habert&uuml;rk&#8217;teki&nbsp; yayımladığı ve g&uuml;ndem yaratan işkence mağduru kadın  fotoğrafı ile ilgili &ldquo;Altaylı fotoğrafı basmasının gerek&ccedil;elerini belirten  yazısını 8 Ekim Cumartesi değil de, fotoğrafın ve haberin s&uuml;rmanşetten verdiği  g&uuml;n yayınlamış olsaydı belki daha anlaşılır olabilirdi. Evet, bazen &ldquo;k&ouml;r g&ouml;ze  parmak&rdquo;, durumu, yaşanan olayın ağırlığını hissettirebilmek ve daha net  anlaşılmasını sağlamak adına gerekli olabiliyor. Ancak burada soru şu; aynı  grubun TV&rsquo; lerinde sadece burnu kanayan biri ya da İbrahim Tatlıses&rsquo;in vurulma  anı buzlanarak g&ouml;steriliyorken, gazetede Şefika&rsquo;nın yarı &ccedil;ıplak &ouml;l&uuml; bedeni neden  ve nasıl bu şekilde g&ouml;sterilebiliyor?&rdquo; dedi.&nbsp; </span>&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Kadinmedya.com nasıl bir fikirle  doğdu?</strong></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; color: #0000ff; font-size: medium;"><span style="text-decoration: underline;">Kadinmedya.com</span></span><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"> projesinde; &ouml;nce aslında her şey eşimin bir doğum g&uuml;n&uuml; s&uuml;rprizi  ile başladı. Bundan birka&ccedil; yıl &ouml;nce eşimin bana hazırladığı blog bizim bu  alandaki ilk girişimimiz olmuştu. Eşim TV&rsquo;de yaptığım r&ouml;portaj s&ouml;yleşi ve  yazılarımı bana hazırladığı bloga y&uuml;klemişti. O d&ouml;nemde kadın televizyon ve  gazetecilerin yaşadığı birka&ccedil; sorun dile gelir, yazılır &ccedil;izilir olmuştu. Sonra  yine eşimin &ouml;nerisi ile &ldquo;bak sen sekt&ouml;rde onca olan bitene şahitsin, kendin de  bir&ccedil;ok olumlu olumsuz durum yaşadın, niye arkadaşlarınla &ouml;rg&uuml;tlenip bir site  oluşturmuyorsun ve bunları paylaşmıyorsunuz &rdquo; dedi. Fikir hem &ccedil;ok yakın, hem &ccedil;ok  zor gelse de, tek tek sitede g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z her isimle g&ouml;r&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;mde aslında &ldquo;kadın  medya&rdquo; &ccedil;alışanları olarak b&ouml;yle bir platforma acil ihtiyacımız olduğunu g&ouml;rd&uuml;m.  Yazarlarımızın her birinin sitemize ayrı desteği ve emeği oldu. Hedefimiz  &uuml;reten, d&uuml;ş&uuml;nen ve &ccedil;ok farklı birikimleri olan kadın medya mensupları olarak her  t&uuml;rden d&uuml;ş&uuml;nceye a&ccedil;ık ve saygılı, hi&ccedil;bir siyasi g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n militanlığını ya da  muhafazak&acirc;rlığını yapmadan medyada bağımsız bir kadın dili oluşturabilmek ve o  sesi medya &ccedil;alışanları olarak duyurabilmekti. O sesi iyi duyurduğumuzu  d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Kadının ilgi alanının sadece moda, magazin, incik boncuk  olmadığının a&ccedil;ık g&ouml;stergesidir Kadinmedya.com&hellip; </span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>İnternet, &ouml;zellikle evlerde,  kadınlar arasında yeni yeni yaygınlaşıyor. Kadınlar internet &uuml;zerinden size  yeterince ulaşabiliyorlar mı? </strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">&Ouml;zellikle 2000 sonrası artık  neredeyse her evde bir bilgisayar var diyebiliriz ve bu gitgide artıyor.  Kadınlarımız da elbette internetle &ccedil;ok yakından ilgilenmeye ve kendi mecralarını  oluşturmaya başladı. Kuruluş tarihimiz 23 Nisan 2010&rsquo;dan bu yana t&uuml;m  illerimizden ve yaklaşık 70 farklı &uuml;lkeden &uuml;yelerimiz, i&ccedil;erik sağlayıcılarımız  ve takip&ccedil;ilerimiz oluştu ve her ge&ccedil;en g&uuml;n de bu sayı artıyor. Daha her şey yeni  başlıyor bu işin yeterincesi yok.</span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Daha &ccedil;ok hangi konularda sorular  ve sıkıntılar geliyor?</strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">A&ccedil;ık&ccedil;ası&nbsp;sıkıntı&nbsp; paylaşmak adına  oluşturmadık Kadınmedya&rsquo;yı. Yani bug&uuml;ne kadar g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z bir &ccedil;ok &ouml;rnekte olduğu  gibi kendi aramızda hallenelim, halleşelim, modadan, makyajdan vs. konuşalım,  altın g&uuml;n&uuml;&nbsp; yapar gibi yine sadece kendi i&ccedil;imizde devam edelim diye  oluşturmadık. D&uuml;nyanın her yerinden kendilerine ve yaşama dair sorumluluk  hisseden, hayata karşı bir fikri, duruşu, s&ouml;yleyecek s&ouml;z&uuml;, farklı deneyimleri  olan ve bu anlamda sesini duyurmak isteyen y&uuml;rekli kadınların &ouml;zg&uuml;rce yazdıkları  ve paylaştıkları bağımsız bir platform oluşturmak istedik. İş hayatında olan ya  da olmayan kadınlarımızın s&ouml;yleyemedikleri &ndash; s&ouml;ylettirilmeyen, yazamadıkları &ndash;  yazdırılmayan yaşadıkları veya bazen d&uuml;şledikleri ne varsa cesurca  paylaşabileceği ve &ouml;zg&uuml;rce yayınlayabilecekleri bir alan oluşturmayı ama&ccedil;  edindik. Bu g&uuml;ne kadar da varlık sebebimizin iyi algılandığını  d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Gelen ihbar ve şik&acirc;yetler arasında  iş&nbsp;yerinde tacizin yaygın olduğunu s&ouml;yleyebilir miyiz?</strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">Tekrar belirtmemde yarar var. Biz bir  ihbar hattı ya da şik&acirc;yet kutusu değiliz. Elbette eğer yardımcı olabileceğimiz,  işe yarayacağını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z durumlar olursa bunları &ccedil;ekinmeden yapar ya da  dile getiririz. İş yerinde taciz konusuna gelince bunun &ccedil;ok &ccedil;eşitli bi&ccedil;imlerinin  her alanda var olduğunu biliyor, g&ouml;r&uuml;yor ya da duyuyoruz. Bunu bug&uuml;ne kadar  yaptığımız haberlerde ve yayınladığımız &ccedil;eşitli yazılarda g&ouml;rebilirsiniz. Biz  bunların şik&acirc;yet olarak bize aktarılması ve &ldquo;bizim yerimize duruma bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m  bulun&rdquo; anlayışı yerine bizzat yaşayan veya şahit olan kadınların cesurca  yazmasından ve herkese durumun ciddiyetinin aktarılmasından  yanayız.</span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Kadın bakış a&ccedil;ısıyla habercilik  T&uuml;rkiye şartlarında sizce nasıl?</strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">Konu habercilikse &#8220;kadın&#8221;,&#8221;erkek&#8221;  veya herhangi bir &uuml;lkeye ait habercilik diye sınıflandırılamaz diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.  Hele ki artık internet ve teknoloji sayesinde d&uuml;nyanın bu kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;  d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rsek. D&uuml;nyanın her yerinde haberci habercidir. &#8220;Haberci&#8221; olmak g&ouml;n&uuml;ll&uuml;  olarak hayatın her alanında zor şartlara rağmen &uuml;retebilmek, yetiştirebilmek ve  duyurabilmek demektir bana g&ouml;re. Yani bu iş kadın veya erkek olmanın dışında  algılarınızın ve birikiminizin ne durumda olduğu ile ilgili.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Bir kadın gazeteci olarak kadına  y&ouml;nelik şiddet haberlerini yaparken nelere dikkat ediyorsunuz? Habercilik  dilinin i&ccedil;indeki tuzaklar sizce neler?</strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">Her yaptığımız haberde, her  yazdığımız yazıda &ouml;ncelikle g&ouml;zettiğimiz şey insan. Cinsiyet değil burada  mesele. Yani şiddet ne taraftan olursa olsun kabul edilemez bir durum. Ancak  elbette &uuml;lkemizde kadına y&ouml;nelik şiddet giderek artan ve artık başlı başına &ouml;zel  bir kategori haline gelmiş i&ccedil;ler acısı bir olgu. Eğer erkekler aynı durumu  yaşamış olsaydı onu da erkeğe y&ouml;nelik şiddet olarak algılar ve onun da  dillendirirdik. Burada mesele hem insani hem de yasalar &ouml;n&uuml;nde eşit kabul  ettiğimiz kadın ve erkek cinslerinden kadın olanının neden dayak yemekte ve  &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmekte erkeklerden daha eşit olduğudur. Tuzaklar konusuna gelirsek burada  da dikkat ettiğimiz durum bir şiddet haberini, oradaki dehşeti anlatırken başka  bir dehşete yol a&ccedil;mamak. Habert&uuml;rk&rsquo;&uuml;n yayımladığı o şiddet haberi ve o dehşet  fotoğrafı bu dediğime en g&uuml;zel &ouml;rnektir. </span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Genelde haberlerin objektif  olması&nbsp;beklenir, sizce habercilikte b&ouml;yle bir objektiflik iddiası&nbsp;m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;?  Kadın bakış a&ccedil;ısından haber yapmak objektiflik ve tarafsızlık ihlali  midir?</strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">Objektif olmakla taraf olmak arasında  &ccedil;ok ince bir &ccedil;izgi var bence. Zaten insan olarak her şeyde mutlaka bir tarafınız  vardır. Tarafsız olmak diye bir duruş&nbsp; olduğunu d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. Bu olsa olsa  hi&ccedil;lik olabilir. Ancak taraf olmak demek de taraf olduğunuz şeyi sorgusuz  sualsiz kabul etmek demek değildir. İnsan taraf olduğu bir şeye de objektif  bakabilmeli, sorgulayabilmeli. Yani eleştirilecekse eleştirmeyi de bilmeli,  muhasebesini yapabilmeli. Biz elbette kadınların tarafındayız, ama bu kendimizi  eleştirmediğimiz, eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez, objektif bakabilmemizi  engellemez. Ama bug&uuml;n maalesef bunların bilin&ccedil;li veya bilin&ccedil;siz olarak  karıştırıldığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Taraf olmak artık bir yağcılık m&uuml;essesesi haline  gelmiş, getirilmiş durumda ve maalesef bazıları bu anlamda &ouml;ylesine taraf olmuş  ki alın yağını yemeklerde kullanın. </span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Sosyal ve internet medyasında  kadına y&ouml;nelik şiddet haberleri nasıl veriliyor, ne t&uuml;r kadın, şiddet temsilleri  &uuml;retiliyor?</strong> <strong>Haberlerde &ldquo;şiddetin yeniden &uuml;retilmesi&rdquo; feminist kadınlar  arasında &ccedil;ok yaygın bir tartışma. Bu, medyanın hangi s&ouml;ylemsel ve teknik  ara&ccedil;larıyla m&uuml;mk&uuml;n kılınıyor?</strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">Daha &ouml;nce de belirttiğim gibi mesele  bir dehşeti ortaya koyarken başka bir dehşete yol a&ccedil;mama meselesi. Bu medyanın  aklınıza gelebilecek t&uuml;m ara&ccedil;larıyla m&uuml;mk&uuml;n kılınıyor. &Ouml;rnekse kadına y&ouml;nelik  şiddet haberleri artık dolgu malzemesi olarak verilmeye başlandı. &Ouml;rnekse bu  &uuml;lkede epey bir zaman Fatmag&uuml;l&rsquo;&uuml;n su&ccedil;u tartışıldı. Sonra ne oldu kanıksandı.  Yine herkes aynı diziyi seyrediyor ama tecav&uuml;zden, yaşanan dehşetten bahseden  yok. Artık aynı konuyu işleyen bir dizi daha yapamazsınız &ccedil;&uuml;nk&uuml; kanıksandı  bitti. Buna testosteron medyasının kadına bakışının ve kendini gizleme &ccedil;abasının  bir yansıması olarak da değerlendirebiliriz. Bu &uuml;lkede tecav&uuml;ze uğrayan erkekler  de var bununla ilgili bir film, dizi ya da haber g&ouml;r&uuml;yor musunuz? Yani durumun  bir şekilde kanıksanması ve bunların m&uuml;nferit olaylar olarak algılanması  sağlanıyor. Algı bu şekilde olduğunda ise konunun g&uuml;ndemde tutulabilmesi,  tartışılabilmesi pek m&uuml;mk&uuml;n olmuyor ve şiddet artarak devam ediyor,  normalleşiyor.</span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Haber T&uuml;rk Gazetesi Yazarlarından  Fatih Altaylı,&nbsp; &ouml;nceki g&uuml;n kadına şiddet ile ilgili b&uuml;y&uuml;k tepki yaratan bir  fotoğraf yayımladı. Bu fotoğraf bir&ccedil;ok kişi tarafından &ccedil;eşitli şekillerde  eleştirildi. Sizin bu fotoğraf hakkındaki g&ouml;r&uuml;şleriniz  nedir?</strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">Altaylı&nbsp;fotoğrafı&nbsp; basmasının  gerek&ccedil;elerini belirten yazısını&nbsp;8 Ekim Cumartesi değil de, fotoğrafın ve haberin  s&uuml;rmanşetten verdiği g&uuml;n yayınlamış olsaydı&nbsp;belki daha anlaşılır olabilirdi.  Evet, bazen &ldquo;k&ouml;r g&ouml;ze parmak&rdquo;, durumu, yaşanan olayın ağırlığını  hissettirebilmek ve daha net anlaşılmasını sağlamak adına gerekli olabiliyor.  Ancak burada soru şu; aynı grubun TV&rsquo; lerinde sadece burnu kanayan biri ya da  İbrahim Tatlıses&rsquo;in vurulma anı buzlanarak g&ouml;steriliyorken, gazetede Şefika&rsquo;nın  yarı &ccedil;ıplak &ouml;l&uuml; bedeni neden ve nasıl bu şekilde g&ouml;sterilebiliyor? Bu kadar  rahat olabilmesinin sebebi onun sadece herhangi bir kadın olması mı? Şefika&rsquo;nın  bir kimliği, &ccedil;ocukları, ailesi yok muydu? Acaba yazısında bahsettiği gibi  ger&ccedil;ekten kendi annesini bu şekilde bir gazetede g&ouml;rseydi ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;? Altaylı  aynı yazıda bu fotoğrafın yayınlandığı g&uuml;n gazetenin ka&ccedil; sattığını da yazsaydı  belki daha samimi olabilirdi. Şefika Etik&#8217;e sonlanan hayatının en b&uuml;y&uuml;k  &#8220;ETİKSİZLİĞİNİN&#8221; yapıldığını d&uuml;ş&uuml;nmekteyim.</span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Sosyal ve internet medya i&ccedil;inde  kadın bakış a&ccedil;ısıyla haber yapmak, kamuoyu oluşturmak ne kadar m&uuml;mk&uuml;n? Feminist  kadınlar i&ccedil;inde bunu s&ouml;ylemek m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;&nbsp;yoksa kendi medyalarını&nbsp;  mı&nbsp;oluşturmaları gerekiyor?</strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>&Ouml;ncelikle şunu belirtmeliyim ki  biz feminist bir oluşum değiliz.<em> </em></strong>Kadın cinsiyetinin, karşı cins  değil, farklı cins olduğu bilgisiyle; erkek ve kadının birbirini  &ouml;tekileştirmeden tanıması gerektiğine inanan dil, din, ırk, cinsiyet ve cinsel  se&ccedil;im ayrımı g&ouml;zetmeden aynı d&uuml;nya vatandaşı olduğumuz ger&ccedil;eğine ve bir o kadar  memleket değerlerine saygılı, barışla kucaklaşmanın yolunu ger&ccedil;ek ışık olarak  g&ouml;ren bir duruşumuz var. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">Ayrıca sorularınızın i&ccedil;inde  birka&ccedil;&nbsp;kez tekrarladığınız&nbsp;&ldquo;kadın bakış a&ccedil;ısıyla haber yapmak&rdquo; deyiminizin de  yine kadını &ouml;tekileştiren bir yaklaşım olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Kadın bakış  a&ccedil;ısıyla haber yapmak diye bir durum yok. Bunun eşitlik&ccedil;i bir s&ouml;ylem olmadığını  d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Tam da bu anlamda &ouml;tekileştirilmeyi kabul etmeyen, edilgenliği,  suskunluğu reddedip bir şeyler yapmak ve sesini &ccedil;ıkarmak gerekliliğine  inanıyorum. Her şey farkındalık ve s&uuml;re&ccedil; meselesi. Kadınlar daha fazla kendi  ger&ccedil;ekliklerinin farkına vardık&ccedil;a her t&uuml;rl&uuml; kamuoyunu ve g&uuml;c&uuml; oluşturmak m&uuml;mk&uuml;n.  Alışkanlıkların ve algıların artık değişmesi gerekiyor.</span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;"><strong>Feminist kadınların g&uuml;ndeminde  genelde haberlerdeki kadın temsili var ama bir yandan medya sekt&ouml;r&uuml;nde &ccedil;alışan  kadınların da bir&ccedil;ok sorunu bulunuyor. Medya sekt&ouml;r&uuml;nde &ccedil;alışan bu kadınların&nbsp;  &ccedil;alışma koşulları&nbsp;ve sekt&ouml;r deneyimleri hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?  Peki, alternatif medya diyebileceğimiz, sosyal ve internet medyası dışında yer  alan, medya kurumlarında &ccedil;alışan kadınların durumları nedir? Medya sekt&ouml;r&uuml;ndeki  cinsiyet&ccedil;ilik burada da devam ediyor mu, yoksa farklı pratikler m&uuml;mk&uuml;n  m&uuml;?</strong></span>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Cambria; font-size: medium;">Biraz &ouml;nce de belirttiğim gibi mesele  farkına varmak ve ona g&ouml;re kendini şekillendirmek. Evet, erkek egemen bir medya  sekt&ouml;r&uuml;&nbsp;var ortada.&nbsp; &Ccedil;ok rahatlıkla bir kadın&nbsp;&ccedil;alışanın kafasına kahve  d&ouml;kebilen, bacağınızı&nbsp; a&ccedil;ın, biraz &ccedil;atal g&ouml;sterin diyebilen, kendisine onun  istediği şekilde ilgi g&ouml;stermedi diye hemen işine son verebilen ya da eğer  birilerinin işine son verilecekse en &ouml;nce kadın &ccedil;alışanları g&ouml;zden &ccedil;ıkaran medya  patronları var ortalıkta. Bizim anlatmak istediğimiz durum da bu. Kadınların  durumun farkına varmaları ve sizin de dediğiniz gibi farklı pratikler  olabileceğini, farklı platformlar oluşturulabileceğini anlamaları ve nerede  nasıl temsil edileceklerine kendilerinin karar vermeleri. Bu elbette ki s&uuml;re&ccedil; ve  ısrar meselesi.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/altayliya-kor-goze-parmak-yorumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İclal Aydın tiyatroya geri dönüyor</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/iclal-aydin-tiyatroya-geri-donuyor.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/iclal-aydin-tiyatroya-geri-donuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:47:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/iclal-aydin-tiyatroya-geri-donuyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Oyuncu ve yazar İclal Aydın; 15 yıl boyunca ara verdiği sahnelere, tek kişilik oyunuyla geri dönmeye hazırlanıyor. Aydın önceleri, &#8221;Nasıl yapacağım? K&#246;şe yazarı, yazar ve oyuncu İclal Aydın, tek kişilik oyunuyla seyirci karşısına &#231;ıkmaya hazırlanıyor. İlki 22 Ekim&#8217;de, BKM&#8217;de sahnelenecek oyunda, hayatında biriktirdiği hikayeleri anlatacağını s&#246;yleyen Aydın&#8217;la; projesini konuştuk&#8230; Bu proje ne zamandır aklınızdaydı? Aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyuncu ve yazar İclal Aydın; 15 yıl boyunca ara verdiği sahnelere, tek kişilik oyunuyla geri dönmeye hazırlanıyor. Aydın önceleri, &#8221;Nasıl yapacağım?<br />
<span id="more-731"></span></p>
<p>K&ouml;şe yazarı, yazar ve oyuncu İclal Aydın, tek kişilik oyunuyla seyirci karşısına &ccedil;ıkmaya hazırlanıyor. İlki 22 Ekim&#8217;de, BKM&#8217;de sahnelenecek oyunda, hayatında biriktirdiği hikayeleri anlatacağını s&ouml;yleyen Aydın&#8217;la; projesini konuştuk&#8230;</p>
<p>Bu proje ne zamandır aklınızdaydı?</p>
<p>Aslında uzun zamandır g&uuml;ndemde olan, hatta İzmir&#8217;de bir denemesini yaptığımız bir proje bu. &Ccedil;evremdeki insanlar, beni takip edenler biliyordu b&ouml;yle bir projeye hazırlandığımı ve &#8220;Dur bakalım ne zaman &ccedil;ıkacak&#8221; diye bekliyorlardı.</p>
<p>MONTAJ YAPTIM</p>
<p>Oyunu yazma s&uuml;reci ne kadar s&uuml;rd&uuml;?</p>
<p>Uzun zamana yayılmış bir s&uuml;re&ccedil; bu. İkinci kitabım &#8216;Bitmiş Aşklar Emanet&ccedil;isi&#8217;ndeki bazı &ouml;yk&uuml;lerin ve &ccedil;ok sevilen bazı şiirlerimin ger&ccedil;ek hikayeleri var. Dolayısıyla bana, son bir ay oturup bu hikayelerin montajını yapmak kaldı. Yani yıllardır anlattıklarımı ve kendi hayatımı bir derleyip topladım. Bir de bu yıl benim; d&uuml;nya &uuml;st&uuml;nde 40&#8242;ıncı, sahnede 20&#8242;nci yılım. Anlatacak da bir şeylerim var, &#8220;Dinler misiniz?&#8221; diyorum.</p>
<p>Sahneye &ccedil;ıkacak olmak sizi heyecanlandırıyor mu?</p>
<p>G&ouml;z&uuml;mde &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;tmemeye ve korkmamaya &ccedil;alışıyorum. Ama tabii ister istemez insanın bacakları titriyor. 15 senedir tiyatro sahnesine &ccedil;ıkmıyorum, dolayısıyla seyircinin karşısına &ccedil;ıktığımda nasıl hissederim, heyecanlanır mıyım; bilmiyorum.</p>
<p>BAŞTA KORKTUM!</p>
<p>Bir korku var mı peki?</p>
<p>Başta, &#8220;Nasıl yapacağım?&#8221; diye o kadar korktum ki&#8230; Ama ilk prova i&ccedil;in salondan i&ccedil;eri girdiğimizde &#8220;Aaa!&#8221; dedim. Hani &ccedil;ocukken oynadığımız bah&ccedil;eler bize &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k, ağa&ccedil;lar devasa gelirdi ya; sahne de bana &ouml;yle geliyormuş. Prova i&ccedil;in ilk sahneye &ccedil;ıktığımda; &ccedil;ocukluk bah&ccedil;eme, ait olduğum yere geri d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; hissettim. Kendi kendime &#8220;&Ccedil;ocukluk bah&ccedil;esine geri d&ouml;n&uuml;yorum&#8221; telkinini yapıyorum.</p>
<p>Peki, &#8220;Bu kadar kişi sadece beni izlemeye geliyor&#8221; diye gurur duyacak mısınız?</p>
<p>İnşallah mahcup olmam. T&uuml;rkiye&#8217;nin en geniş arkadaş grubu bende aslında. Okurumun ve izleyicimin, yıllardır bana &ccedil;ok şahane bir hoşg&ouml;r&uuml;s&uuml; ve desteği var. O y&uuml;zden sahneye &ccedil;ıktığım ilk akşam da yargılamaktan &ccedil;ok, bana destek olmaya gelecekler diye hissediyorum.</p>
<p>Tek kişilik şovlar, genelde g&uuml;ld&uuml;rmeye ve coşturmaya y&ouml;neliktir. Siz de g&uuml;ld&uuml;recek misiniz seyirciyi? Yok, ben ağlatacağım! (G&uuml;l&uuml;yor) Tabii ki benim sahneye &ccedil;ıkıp insanları g&uuml;ld&uuml;reyim, eğlendireyim gibi bir iddiam yok. Sonu&ccedil;ta bu; tek kişilik bir anlatı. Oyunda, sanki ben yazmamışım gibi anlatırken boğazımın d&uuml;ğ&uuml;mlendiği anlar var. O y&uuml;zden evet, seyirci biraz h&uuml;z&uuml;nlenecek herhalde ama neşesi de var tabii&#8230;</p>
<p>EMANET KASASIYIM</p>
<p>Oyununuzun adı &#8216;Emanet&ccedil;i&#8217;. Siz kendinizi bir emanet&ccedil;i olarak g&ouml;r&uuml;yor ve bu emanetleri sahiplerine mi dağıtıyorsunuz?</p>
<p>Aynen b&ouml;yle! Televizyona ilk başladığım 1997 yılından beri izleyicim ve okuyucum bana o kadar g&uuml;vendi ki, d&uuml;nyanın neresine gidersem gideyim; beni bulup ayrılıklarını, aşklarını anlatırlar&#8230; Birden fark ettim ki; okuyucum ve izleyicim beni bir &ccedil;eşit emanet kasası olarak g&ouml;rmeye başlamış.</p>
<p>Bu emanetlerden bir oyun &ccedil;ıkarma fikri nasıl doğdu?</p>
<p>Ben &ccedil;ok sık taşınırım. Bu taşınmalarım esnasında, kendi y&uuml;klerimin yanı sıra bana g&ouml;nderilen mektupların, yazıların, g&uuml;nl&uuml;klerin de olduğunu g&ouml;rd&uuml;m. Yani taşınmalarda bir benim kendi hayatımın d&ouml;k&uuml;nt&uuml;leri, bir de bana emanet edilenler oluyor. Ben de bu emanetleri birleştirip bir oyun haline getirmeye karar verdim.</p>
<p>Oyunda, iki ay &ouml;nce kaybettiğiniz dedenizi de anlatacaksınız galiba, değil mi?</p>
<p>Evet, dedem 110 yaşında &ouml;ld&uuml;. D&uuml;ş&uuml;nsenize; T&uuml;rkiye&#8217;nin b&uuml;t&uuml;n başbakanlarını, cumhurbaşkanlarını, darbeleri, isyanları, her şeyi g&ouml;rd&uuml;. Bir tek barışı g&ouml;remedi! &Ouml;lmeden &ouml;nceki son iki ayda, mutlu &ouml;ls&uuml;n diye, hayatı boyunca uğraştığı ama sonu&ccedil; alamadığı her şeyin nihayete erdiğine inandırdılar onu. Tapular alındı, her şey tekrar bizim oldu, T&uuml;rkiye&#8217;ye barış geldi&#8230; Dedemin mezarı başında ş&ouml;yle bir baktım; hayatta kalan dokuz &ccedil;ocuk, 28 torun, 39 torun &ccedil;ocuğu ve biz aslında T&uuml;rkiye&#8217;yiz. Bunun &uuml;zerine dedemin ve ailesinin hikayesini de anlatmaya karar verdim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/iclal-aydin-tiyatroya-geri-donuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;ye çağ atlatacak dev proje</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/turkiyeye-cag-atlatacak-dev-proje.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/turkiyeye-cag-atlatacak-dev-proje.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:47:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/turkiyeye-cag-atlatacak-dev-proje.html</guid>
		<description><![CDATA[Köprü, ulaşım ve kentsel dönüşümü anlattı. Hükümetin Türkiye için dev projesini de ilk kez açıkladı. İstanbul B&#252;y&#252;kşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Başbakan Erdoğan&#8217;ın T&#252;rkiye&#8217;nin ana master planının ortaya &#231;ıkarılması i&#231;in &#246;zel bir ekibe talimat verdiğini ifade etti. Bug&#252;n Gazetesi&#8217;nden Perihan &#199;akıroğlu&#8217;nun Topbaş ile yaptığı r&#246;portaj&#8230; Avrupa ile Asya yakasını birbirine bağlayan iki k&#246;pr&#252;n&#252;n trafiği &#231;&#246;zememesi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Köprü, ulaşım ve kentsel dönüşümü anlattı. Hükümetin Türkiye için dev projesini de ilk kez açıkladı.<br />
<span id="more-730"></span></p>
<p>İstanbul B&uuml;y&uuml;kşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Başbakan Erdoğan&rsquo;ın T&uuml;rkiye&rsquo;nin ana master planının ortaya &ccedil;ıkarılması i&ccedil;in &ouml;zel bir ekibe talimat verdiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Bug&uuml;n Gazetesi&#8217;nden Perihan &Ccedil;akıroğlu&#8217;nun Topbaş ile yaptığı r&ouml;portaj&#8230;</strong></p>
<p>Avrupa ile Asya yakasını birbirine bağlayan iki k&ouml;pr&uuml;n&uuml;n trafiği &ccedil;&ouml;zememesi, 3&rsquo;&uuml;nc&uuml; k&ouml;pr&uuml;n&uuml;n yapılmasını zorunlu hale getiriyordu. Bu konuları Topbaş&rsquo;la konuşmak istiyorduk. İstanbul&rsquo;un nasıl planlı bir şehir haline getirileceğini sorduğumuzda, o &ouml;nce T&uuml;rkiye&rsquo;nin planlanması gerektiğini anlattı ve ilgin&ccedil; bilgiler verdi. Başbakan Tayyip Erdoğan&rsquo;ın &ldquo;Ulusal &Uuml;lke Master Planı&rdquo; hazırlanması i&ccedil;in talimat verdiğini s&ouml;yleyen Topbaş, bu planın y&uuml;zde 60-65&rsquo;inin de hazırlandığını ifade etti. D&uuml;nya Ekonomik Forumu i&ccedil;in Davos&rsquo;a giden Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da bu planın, 3&rsquo;&rsquo;&uuml;nc&uuml; k&ouml;pr&uuml; ayağını anlatırken Topbaş&rsquo;ı destekleyen c&uuml;mleler kullanmıştı.</p>
<p><strong>* İstanbul, h&acirc;l&acirc; b&uuml;y&uuml;k g&ouml;&ccedil; alıyor. Bu g&ouml;&ccedil; nasıl durdurulur?</strong></p>
<p>Daha &ouml;nce T&uuml;rkiye&rsquo;yi y&ouml;netenler, d&uuml;nyada şehirleşme trendinin teknolojinin gelişmesiyle birlikte artacağını iyi okuyamamışlar. B&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada şehirlerin n&uuml;fusu artıyor, oran y&uuml;zde 70&rsquo;lere &ccedil;ıkıyor. S&uuml;leyman Demirel, kendi d&ouml;neminde &ldquo;Bizim k&ouml;yl&uuml; n&uuml;fusu y&uuml;zde 65-70&rsquo;lerde, Avrupa&rsquo;da ise şehirlerin n&uuml;fusu buna gidiyor, k&ouml;yl&uuml; n&uuml;fusumuz &ccedil;ok fazla&rdquo; dediği zaman &ccedil;ok eleştirilmişti. Hatta bu s&ouml;ylemin ardından k&ouml;yler iyice boşalmaya başladı. K&ouml;yler boşalabilir, onu tutamazsınız. Bir takım y&ouml;ntemler var tabii ki. Duble yollar, &uuml;niversiteler, başka şeyler var tabii ki. Kısa d&ouml;nemde şehirlere g&ouml;&ccedil;ler başladığı i&ccedil;in şehirler baskın yedi.</p>
<p><strong>* Başkan, İstanbul baskın değil, vurgun yedi, buna ne diyorsunuz?</strong></p>
<p>10 yılda siz 10&rsquo;ar, 20&rsquo;şer milyon g&ouml;&ccedil; alırsanız bunun &ouml;n&uuml;nde hi&ccedil;bir g&uuml;&ccedil; duramaz. Tıpkı bir sel felaketi gibi. Anadolu&rsquo;da k&ouml;ylerden, kırsaldan hareketlilik olursa &ouml;ncelikle o b&ouml;lgedeki kendi şehirlerinde o g&ouml;&ccedil;&uuml; tutacak hizmet alanları lazım. Bununla en azından, g&ouml;&ccedil;&uuml; d&uuml;zenli hale getirebilirsiniz. Ancak, g&ouml;&ccedil;&uuml; &ouml;nleyecek tedbirler neredeyse hi&ccedil; alınmamış.</p>
<p><strong>* Bu anlattıklarınıza g&ouml;re İstanbul&rsquo;dan &ouml;nce T&uuml;rkiye&rsquo;ye bir master plan yapılmalı değil mi?</strong></p>
<p>Diyorumki, T&uuml;rkiye&rsquo;nin bug&uuml;ne kadar gelişme planları yapılmadı. &Uuml;lke planların da bu fonksiyonları koyarsınız, ne olduğu ve ne yapılması gerektiği de ortaya daha iyi &ccedil;ıkar. İşte, şimdi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan &uuml;lke ve b&ouml;lge planları yaptırıyor. Daha yeni yapılıyor. B&ouml;ylece bu planlarla, y&uuml;zde 5&rsquo;lerde olan planlama oranları şimdi y&uuml;zde 64- 65&rsquo;i buldu.</p>
<p><strong>* Başbakan b&uuml;t&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;nin planlanmasını nasıl yapıyor?</strong></p>
<p>Bizim yaptığımız planlarla elde bir veri oluştu. T&uuml;m bunları da dikkate alarak ulusal plan yapılmasının talimatını Başbakan verdi, bu yapılıyor.</p>
<p><strong>* &Uuml;lke planını kimler yapıyor?</strong></p>
<p>Bunu bilmiyorum. Başbakanlık&rsquo;ta bu y&ouml;nde &ccedil;alışmalar yapılıyor. Sanıyorum Başbakan bunu a&ccedil;ıklayacak. &Uuml;lkenin şehirleri b&ouml;lgeleri nasıl olacak, hangi şehir hangi sanayi dallarını alacak, bunun gibi planlar olacak.</p>
<p><strong>* Kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me 200 milyar dolarlık bir b&uuml;t&ccedil;e ayrılıyor. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, size g&ouml;re nasıl yapılacak? Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, size g&ouml;re nasıl yapılacak?</strong></p>
<p>İnsanların yaşama alanları g&uuml;n&uuml;n şartlarına g&ouml;re değiştirilir. K&ouml;yler ve kasabalarda yaşanırken şehirler ortaya &ccedil;ıkmış. Kentin eski dokusunu, tarihini korumak koşuluyla yeni d&uuml;zenlemeler yaparak daha kaliteli yaşama alanlarına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ve değişimlere kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m diyoruz. Bunun alt başlıklarına baktığınız zaman bu beklentileri ortaya &ccedil;ıkaran nedir? Bir &ccedil;arpık yapılaşma varsa onu yaparsınız, o b&ouml;lgedeki yapılar fonksiyonlarını yitirmişler veya başka talepler geliyorsa onları yaparsınız. &Ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml; alanlarıysa ki, tarihsel alanları kastediyorum. Bir afet riski taşıyorsa bu afetten kurtulma adına deprem d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; veya yapıların d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; ger&ccedil;ekleştirilir.</p>
<p><strong>* Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mle İstanbul&rsquo;da neler değişecek?</strong></p>
<p>İstanbul&rsquo;un b&ouml;yle bir projeye ihtiyacı var. &Ccedil;arpık yapılaşmadan dolayı var, &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml; alanları sebebiyle var. &Ouml;zellikle de deprem ve afetlerden dolayı b&ouml;yle bir yenilenme ihtiyacı var. Bu kenti yenilemek zorundayız. Bundan dolayı halk hazır, biz de belediye olarak hazırız.</p>
<p><strong>* Hazırız derken, bunu nasıl belirleyeceksiniz?</strong></p>
<p>Kendimize bunu &ccedil;alışma alanı olarak belirledik. Başbakanımız da bu konuda hassasiyetle duruyor. Olası bir afette İstanbul&rsquo;un ve &uuml;lkenin olası ekonomik kaybının 100 milyar dolarları bulacağından bahsediliyor. Ama deniliyor ki, biz bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m &ccedil;alışmasına girersek belki 15-20 milyar dolarlık bir yatırımla halkın da katılımıyla olası b&uuml;y&uuml;k deprem zararlarının &ouml;n&uuml;n&uuml; kesebiliriz. B&ouml;ylece bu sıkıntıdan da kurtuluruz. Tabii ki, 1 milyon 600 bin binalık b&uuml;y&uuml;k bir stoktan bahsediyoruz. Bir anda bunların hepsini yapmak m&uuml;mk&uuml;n değil.</p>
<p><strong>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ka&ccedil; yıl s&uuml;rer? <br /></strong></p>
<p>Ciddi bir zaman alır. Bunun bir an &ouml;nce bitirilmesi ve en sıkıntılı alanlar başta olmak &uuml;zere d&uuml;zenlenmesi gerekiyor. Her tarafta ve aynı anda İstanbul, bir şantiyeye d&ouml;nebilir. Bunun ekonomik getirileri de var, istihdam oluşturacak olması var.</p>
<p><strong>* Operasyon, ne zaman tam olarak başlayacak?</strong></p>
<p>Zaten başladı. Esenler&rsquo;de gidip iki okulda başladık. Zeytinburnu&rsquo;nda başlamıştı. Kartal&rsquo;da &ouml;nemli &ccedil;alışmalar var. Hazır olan il&ccedil;e belediyelerle temas kurup hemen harekete ge&ccedil;iyoruz. Bir de yasa &ccedil;ıkartılıyor biliyorsunuz. Eğer direnen olursa, hayır diyen olursa uzlaşmaya gelmez olursa, &ldquo;Ben m&uuml;teahhidimi se&ccedil;iyorum, beklentilerim var, &ccedil;ok daha fazla alacağım&rdquo; derse ve işi engellerse yasa burada devreye girecek.</p>
<p><strong>Yasa ne zaman &ccedil;ıkar?</strong></p>
<p>Yakında &ccedil;ıkar. Hen&uuml;z TBMM Genel Kurulu&rsquo;na inmedi. Zannediyorum Bakanlar Kurulu&rsquo;nda imzaya a&ccedil;ılıyor. Bu yasa, &ldquo;Birilerine para dağıtma yasası&rdquo; değildir. O, bu konudaki adımları daha &ccedil;abuk atmayı getirecek bir yasa olacak. Tetkik ve &ccedil;alışmalarla B&uuml;y&uuml;kşehir belediyesi olarak destek vererek lokal &ccedil;alışmalarla imar faaliyetleri başlayacak. B&ouml;yle binalarda &ccedil;oğunluk evet dediyse, &uuml;&ccedil;te biri hayır dese bile bakanlık yıkacak.</p>
<p><strong>* Başta İstanbul olmak &uuml;zere b&uuml;y&uuml;k şehirlere g&ouml;&ccedil;&uuml;n arkasında neler vardı?</strong></p>
<p>Gelişme planlarının yapılmaması en &ouml;nemli sebepler tabii ki. Fabrikalar ve işyerleri, başka yerlere yapılmış olsaydı b&ouml;yle yoğunlaşma olmazdı. Bunlar g&ouml;r&uuml;lemediği i&ccedil;in kırsaldaki &lsquo;ucuz iş&ccedil;iliği&rsquo; talep eden sanayi, oradan g&ouml;&ccedil;&uuml; aldı, patır patır getirdi İstanbul&rsquo;a. Sanayi, bu ucuz iş&ccedil;i g&ouml;&ccedil;&uuml;n&uuml; alırken lojman bile yapmadı, gelen insan da tepenin arkasına gecekondusunu yaptı. Her taraf b&ouml;yle gelişti. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, 3-5 kuruşa &ccedil;alışan insanın, kira verme g&uuml;c&uuml; de yok. Tepenin arkasına evini yaptı, &ccedil;oluk &ccedil;ocuğunu da getirdi oraya. Ortaya &ccedil;ıkan şehirler bunlar.</p>
<p>* 1973&rsquo;de a&ccedil;ılan ilk k&ouml;pr&uuml;y&uuml; bir kenara bırakalım. 1987&rsquo;de ikinci k&ouml;pr&uuml; yapıldığındaki mevcut ara&ccedil; sayısı, 2012&rsquo;ye geldiğimizde inanılmaz derecede arttı. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; k&ouml;pr&uuml;, trafik sorununu &ccedil;&ouml;zmeye yeter mi?</p>
<p>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; k&ouml;pr&uuml;y&uuml; Ulaştırma Bakanlığımız yaparken, gelecekteki trafik artışını da d&uuml;ş&uuml;nerek k&ouml;pr&uuml;ye bir dedemiryolu koyuyor. Diyor ki, &ldquo;Yaptığımız hesaplara g&ouml;re ileride Asya ile Avrupa kıtaları arasında 5 raylı sisteme ihtiya&ccedil; var. 3&rsquo;&uuml; g&uuml;neyde, 2&rsquo;si de kuzeyde var. Demiryolunu şimdiden yapmamız gerekir.&rdquo; Ge&ccedil;mişte birinci k&ouml;pr&uuml; yapılırken İstanbul&rsquo;un 2012&rsquo;de n&uuml;fusunun 14 milyon olacağı hesaplansaydı bu k&ouml;pr&uuml; farklı yapılırdı. Belki, raylı sistemi ge&ccedil;en, metrosu ge&ccedil;en, şerit sayısı farklı olan bir k&ouml;pr&uuml; yapılırdı.</p>
<p><strong>Boğazi&ccedil;i K&ouml;pr&uuml;s&uuml; tamir ve bakıma alınacak. G&uuml;nl&uuml;k trafik bundan nasıl etkilenir?</strong></p>
<p>Bu k&ouml;pr&uuml;den g&uuml;nde 180 ile 210 bin arasında ara&ccedil; ge&ccedil;iyor. 40 yıllık bir k&ouml;pr&uuml;. Beklenenin &uuml;st&uuml;nde metal yorgunluğu var, halatları da yenilenecek ve bu y&uuml;zden bakım gerekiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım&rsquo;ın ifadeettiği gibi k&ouml;pr&uuml;n&uuml;n kısmen kapatılması trafik a&ccedil;ısından olumlu. K&ouml;pr&uuml; trafiğini toplu taşımaya y&ouml;nlendirmeyi planlıyoruz. &Ouml;zellikle deniz ulaşımında daha farklı destekler getirmeyi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz.</p>
<p><strong>* Ge&ccedil;en seferki kar yağışında vatandaşlar, &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k sıkıntı &ccedil;ekti. Neden, kar yağışı sırasında &ouml;nlemler almadınız?</strong></p>
<p>Kar yağışı g&uuml;nl&uuml;k veya anlık bir mesele. G&ouml;reve geldiğimizde karla m&uuml;cadele ara&ccedil; ve gere&ccedil;lerini almaya &ccedil;ok &ouml;nem vermiştik. Bunları da her kar yağışında kullanıyor ve ana arterleri de s&uuml;rekli a&ccedil;ık tutuyoruz. Ancak, ge&ccedil;en sefer kabul ediyorum benim bir hatam oldu. Artık, İstanbullular kar yağdı mı, nasıl davranacaklarını &ouml;ğrendi diye AKOM&rsquo;a gidip bir a&ccedil;ıklama yapma gereği duymadım. Oysa yanılmışım, fazla kar yağmamasına rağmen vatandaşlar, b&uuml;y&uuml;k bir panik yaptı, bu panikle herkes k&ouml;pr&uuml;lere h&uuml;cum etti ve trafik kapandı. Maalesef, her seferinde a&ccedil;ıklama yapmak gerektiğini anladım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/turkiyeye-cag-atlatacak-dev-proje.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Eğitim Bakanı&#8217;ndan ürperten açıklama</title>
		<link>http://www.chat.biz.tr/milli-egitim-bakanindan-urperten-aciklama.html</link>
		<comments>http://www.chat.biz.tr/milli-egitim-bakanindan-urperten-aciklama.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:46:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chat.biz.tr/milli-egitim-bakanindan-urperten-aciklama.html</guid>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Güneydoğu&#8217;daki ücretli öğretmenlerin PKK&#8217;nın etkisi altında kaldığı söyledi. Milli Eğitim Bakanı &#214;mer Din&#231;er, &#246;ğretmen atamaları, milli g&#252;venlik dersleri, 19 Mayıs kutlamaları, tek tip kıyafetler, Fatih Projesi gibi eğitimde tartışılan konulara Basın Kul&#252;b&#252;&#8217;nde yanıt verdi. Bakan &#214;mer Din&#231;er atanamayan &#246;ğretmenler hakkında da &#231;arpıcı a&#231;ıklamalarda bulundu. EĞİTİM FAK&#220;LTESİ BU YIL A&#199;ILMAYACAK S&#252;rekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Güneydoğu&#8217;daki ücretli öğretmenlerin PKK&#8217;nın etkisi altında kaldığı söyledi.<br />
<span id="more-729"></span></p>
<p>Milli Eğitim Bakanı &Ouml;mer Din&ccedil;er, &ouml;ğretmen atamaları, milli g&uuml;venlik dersleri, 19 Mayıs kutlamaları, tek tip kıyafetler, Fatih Projesi gibi eğitimde tartışılan konulara Basın Kul&uuml;b&uuml;&#8217;nde yanıt verdi. Bakan &Ouml;mer Din&ccedil;er atanamayan &ouml;ğretmenler hakkında da &ccedil;arpıcı a&ccedil;ıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>EĞİTİM FAK&Uuml;LTESİ BU YIL A&Ccedil;ILMAYACAK</strong></p>
<p>S&uuml;rekli eğitim fak&uuml;ltelerinin a&ccedil;ıldığına dikkat &ccedil;eken Din&ccedil;er, bu yıldan itibaren bu fak&uuml;ltelerin a&ccedil;ılmasına izin vermeyeceğini s&ouml;yledi.Eğitim fak&uuml;ltelerinin bir &ccedil;ok mezun verdiğine dikkat &ccedil;eken Din&ccedil;er &#8221; Ama zaten eğitim fak&uuml;lteleri bir s&uuml;r&uuml; mezun veriyor. Fen edebiyat fak&uuml;lteleri, ilahiyat fak&uuml;lteleri gibi fak&uuml;ltelerden pedagojik formasyonla &ouml;ğretmen olunabiliyor. Kimseyi su&ccedil;lamadan ulusal program i&ccedil;inde bu sorunu &ccedil;&ouml;zmeliyiz. B&uuml;t&uuml;n okullarımızda eğitimi aksatmamak şartıyla yaptığımız d&uuml;zenlemelerde 662 bin civarında &ouml;ğretmeni kadro olarak istihdam ettik. Bug&uuml;n 55 bin &ouml;ğretmenin yerine biz yaklaşık olarak 35-40 bin &ouml;ğretmen alırsak bizim normal ihtiyacımıza cevap vereceğimizi g&ouml;rebiliriz. Okullaşma oranını artırmak gibi bir hedefimiz var. Bunları başardığımız zaman 126 bin civarında &ouml;ğretmen almamız halinde MEB&#8217;in &ouml;ğretmene ihtiyacı kalmayacak.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>TEDBİR ALMAK ZORUNDAYIZ</strong></p>
<p>264 bin atama bekleyen &ouml;ğretmenin olduğunu kaydeden Din&ccedil;er &#8221; Bu &ccedil;ocuklarımızın hatası değil. Bu sistem problemi. Bu problemi &ccedil;&ouml;zmek yine bizim g&ouml;revimiz. Ben bakan olduktan hemen sonra eğitim fak&uuml;ltelerinin kontenjanları belli olmuştu. Buna karşın ş&ouml;yle bir duyuru ihtiyacı hissettim. Hangi alanda &ouml;ğretmen ihtiyacı varsa onu duyurduk. Bir tarafıyla tabii ki b&ouml;yle bir sorunla karşı karşıyaysanız tedbir almak zorundayız.&#8221; diye konuştu. Bakan &Ouml;mer Din&ccedil;er s&ouml;zlerine ş&ouml;yle devam etti:<strong> <br /></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>&Ouml;ĞRETMENLER &Uuml;ZERİNDEN SİYASET YAPILDI</strong></p>
<p>Herkesin benim gibi meseleye sağduyulu bakacağını bu fotoğrafı ortaya koyduktan sonra bekledim. 264 bin &ouml;ğretmen adayı &uuml;zerinden bir siyaset yapıldı. Gen&ccedil;lerimizin hayalleri &uuml;zerinde yapılan bir pop&uuml;lizmdir. İhtiyacımız olsa ve kaynaklarımız izin verse hepsini almaya hazırım.</p>
<p><strong>K&Ouml;YLERE GİTMEK İSTEMİYORLAR </strong></p>
<p>Her ihtiya&ccedil; duyduğunuz alanda yetişmiş &ouml;ğretmen yok. Mesela rehberlik, İngilizce &ouml;ğretmeni bulmakta sıkıntı duyuyoruz. Bunu nasıl telafi edeceksiniz. O kentte yaşayan, eğitim almış insanları &uuml;cretli alacaksınız. Bug&uuml;n daha g&ouml;revine başlamadan gittiği yeri beğenmeyip g&ouml;revini bırakabiliyor. Bir başka boyutu var. K&ouml;ylere genelde &ccedil;ok fazla insan gitmek istemiyor.</p>
<p><strong>VAN&#8217;DAN 1150 &Ouml;ĞRETMEN AYRILDI</strong></p>
<p>Milli Eğitim Bakanı &Ouml;mer Din&ccedil;er canlı yayında G&uuml;neydoğu&#8217;daki &uuml;cretli &ouml;ğretmenler konusunda da &ccedil;arpıcı a&ccedil;ıklamalarda bulundu. Van&#8217;da yaşanan &ouml;ğretmen sıkıntısına dikkat &ccedil;eken Din&ccedil;er &#8220;Bu &uuml;lkenin ger&ccedil;eklerini b&uuml;t&uuml;n olarak g&ouml;rmek lazım. Van&#8217;da depremden sonra b&uuml;t&uuml;n kadrolarımızı hepsini &ouml;ğretmen i&ccedil;in tahsis ettik. 800 tane kadroyu yeni ortaya &ccedil;ıkan ihtiya&ccedil; i&ccedil;in tahsis ettik. Uzun m&uuml;ddet &ouml;z&uuml;r ataması yapmak istemedim. O b&ouml;lgede insanlar kalmak istemeyecekti. Ama o kadar talep geldi ki Aralık ayında &ouml;z&uuml;r atamalarını ger&ccedil;ekleştirdik. Van&#8217;da 1150 &ouml;ğretmen ayrıldı.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&Ouml;ĞRETMENLER PKK PROPAGANDASI YAPIYOR</strong></p>
<p>Van&#8217;dan ayrılan &uuml;cretli &ouml;ğretmenler yerine y&ouml;nlendirdikleri &ouml;ğretmenlerin PKK propagandası yaptığını &ouml;ne s&uuml;ren Din&ccedil;er &#8220;Oraya g&ouml;nderdiğimiz &ouml;ğretmenler ayrıldıkları zaman &uuml;cretli &ouml;ğretmen almak durumunda kalıyoruz. Ve PKK&#8217;nın y&ouml;nlendirdiği &uuml;cretli &ouml;ğretmenleri almak durumunda kalıyoruz. &Ouml;ğretmenlik mesleğini s&uuml;rekli değişen bir zemin &uuml;zerinde tutmak doğru değil. &Ouml;ğretmenin karşısında &ouml;ğrenci diye bir ger&ccedil;eğimiz var. Ailelerle ilgili ger&ccedil;eğimiz var. Sadece &ouml;ğretmenin atanmasıyla ilgili baktığınız zaman ger&ccedil;eğin t&uuml;m&uuml;n&uuml; g&ouml;remezsiniz.</p>
<p>Yerel kaynaklara m&uuml;racaat etmişseniz, mesele Hakkari&#8217;de, Şırnak&#8217;ta &uuml;cretli &ouml;ğretmenler PKK&#8217;nın etkisi altında kalabilir. Buradan g&ouml;nderdiğiniz zaman PKK&#8217;nın etkisi altında kalmayacaktır. &Ouml;rg&uuml;t propagandası yapıyorlar.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chat.biz.tr/milli-egitim-bakanindan-urperten-aciklama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

